Artık bu kadarı da yeter! Tüketici haklarını alacak herkes bunu bilsin ve haklarına sahip çıksın!
Ocağı olmayan bir evde iki çocukla yaklaşık bir aydır yaşadıklarımın hesabını BEKO nasıl verecek?.
İşte böyle verecek!
“BEKO MARKA ÜRÜNLERE KARA LİSTE BOYKOT”!!!
İkinci bir duyuruya kadar tüm alımlarını durdurmaları için tüketiciler uyarılmakta ve dayanışma ve işbirliğine davet edilmektedir!
Aksi halde bu aşamadan sonra haklarınızı korumanın olanaksız olacağını derneğimiz önemle vurgulamaktadır!

Müteakiben, 19.07.2017 tarihinde ocağın patlama anından itibaren yaşanan tüm hususlar ayrıntılı olarak aşağıya aktarılmıştır!
Dilekçemden iki gün sonra Beko’nun Türkiye’de bulunan temsilcisi, eşimi arayarak dilekçeye yönelik gerekli işlemleri derhal başlatacaklarını konunun uzman ve yetkilileriyle görüşerek en geç 1-2 gün içeresinde biz dönüleceğini söyledi.
Ancak geldiğimiz bu günde 03 Ağustos 2017 itibariyle hala daha beni veya eşimi kimse aramadı. Ürünü satarken vermiş oldukları taahhütler karşısında ocağı olmayan bir evde iki çocukla yaklaşık bir aydır yaşadıklarımın hesabını Beko nasıl verecek.

KKTC. TÜKETİCİLER DERNEĞİ,
LEFKOŞA.
Sayın Hasan Y. Işık,
Dernek Başkanı.
KKTC Tüketici Derneği’nin değerli Başkanı’nın dikkatine;
Beko’dan almış olduğum bir ürünle ilgili yaşamış olduğum sorunlara yönelik yazdığım dilekçeme, öncelikle size ve tüm çalışanlarınıza saygı ve selamlarımla başlar, sağlıklı çalışmalar dilerim. Ben 39 yaşında mesleği subay (yarbay) olan
T.C.:11930448268, KKTC:178393 Kimlik Numaralı Hüseyin ULAK adında her iki ülke vatandaşı olan birisiyim.
Şikayetime konu olan7768420210-BEKO-HIZG 64220 SW model Ankastre Ocak KKTC Lefkoşa Konsept Mağazadan 05.12.2016 tarihinde satın aldım ve 55555 BEKO Merkez (Teknik Servis) tarafından 08.12.2016 tarihinde evime montajı yapıldı. 09 Temmuz 2017 tarihinde, o güne kadar herhangi bir sorunu olmadan veya en azından bizim fark edebileceğimiz herhangi bir sıkıntısı olmadığını değerlendirdiğimiz bahse konu gaz ocağı, saat 16.00 civarında henüz yedi aylık kullanılmış durumda ve ocak başından üçü yanar vaziyette iken büyük bir gürültü ile ve camları salon ve mutfağın hemen hemen her köşesine saçılarak (evimde salon ve mutfak birdir.) patladı. Patlama olduğu esnada ben yatak odasında, eşim ve iki çocuğum ise salonda idiler. Ben hemen eşim ve çocuklarımı düşünerek “Allah’ım sen yardım et inşallah bir şeyleri yoktur” diyerek kimsenin yaşamasını istemediğim bir ruh haliyle salona gittim. Salonda eşimi ve çocuklarımı çok şükür iyi halde ama korkmuş vaziyette buldum. Salon ve mutfakta ise her yere cam kırıkları saçılmıştı. Ben öncelikle, fırlayan camların bir zarar verip vermediğini anlamak için eşim ve çocuklarımla ilgilendim ve onları sakinleştirdim. Sonra ne olduğunu sordum. Eşim “ben anlamadım mutfakta hamamböceği gördüm çocuklar onlar bağırınca bende onu öldürdüm balkona çıktım çöpe atmak için bir anda patlama oldu”. Çocuklar ise “biz böceği görünce kaçıp koltukların üzerine çıktık ve bir anda patladı” dediler. Dramatik bir komedi gibi ama bir hamam böceği, eşimi ve çocukları mutfaktan uzaklaştırdı. Aksi bir durum olsaydı eşim ve çocuklarıma bir zarar verebilirdi. O esnada, salonda olsaydınız eminim aynı şeyleri düşünürdünüz. Ben, hemen ocağı ve olay yerini fotoğrafladım. Daha sonra ocak bölümü hariç mutfak ve salonu temizledik ve yanılmıyorsam 10-15 dakika sonra Beko’nun KKTC’de bulunan Teknik Servisini (0392 4441404) aradım fakat hafta sonları çalışmadıklarını öğrendim ve durumu anlatamadım.
Pazartesi günü ise sabahleyin toplantıda olacağımdan eşimden Beko Teknik Servisini aramasını ve durumu izah etmesini, olayın bir düğme ya da vb. bir parça arızası olmadığını, bir patlama olduğunu ve ivedilikle gelip bakıp tedbir almalarını talep etmesini söyledim.
Pazartesi günü teknik servisi sabah dokuz civarlarında eşim aradı ve Fatoş Hanım diye bir görevliyle konuşup durumu anlattı. Fatoş Hanıma, “ hanımefendi, ocak patlamış bir vaziyette öylece duruyor, hemen teknik servisi yönlendirmenizi talep ediyorum” deyince, Fatoş hanım eşime” prosedürümüz gereği bu gün size servis elemanlarını yönlendirmemiz görevlerinde dolayı mümkün değil ama sizi sıraya koyuyorum en geç üç iş günü içerisinde size ulaşıp ürüne bakacaklardır.” deyince eşim “hanımefendi benim iki çocuğum var ne yedirip ne içirecem size bir arıza değil patlamayı bildiriyorum” deyince Fatoş hanım “yardımcı olmaya çalışıyoruz başka şikâyetiniz var mı?” diye sordu ve eşim de “rica ederim süreci hızlandırın” deyip telefonu karşılıklı kapattılar.
Bunun üzerine pazartesi kimse ürüne bakmaya tenezzül etmedi (bir dünya markası Beko’nun teknik servisinin böyle bir olaya anında gelip bakacak değerlendirmeyi yapması gerektiğini düşünüyorum.).
Salı günü ögle vakti teknik servis beni aradı ve saat 13.00 civarı eve geldiler. İki kişilik teknik servis evde 2-3 dakika kadar kaldı. Durumu kendilerine özetlemeye çalıştım. “Bizim yapacak bir şeyimiz yok, fotoğraflarını çekip müdürümüze göstereceğiz ve vereceği talimata göre işlem yapılacak” dediler. Ben de “sizden ricam süreci lütfen hızlandırın bakın olayın üzerinden iki gün geçti” dedim. Bana fotoğrafı anca akşama mesai bitiminden önce müdürlerine gösterebileceklerini benden sonra gidecekleri yerler olduğunu söylediler.
Teknik servise “ arkadaşlar bakın iki gün geçti ve dışarda yemek çağırtıyorum, siz akşam göstereceksiniz bu günde çözüm olmamış olacak” dediğimde bana “bizim yapacak bir şeyimiz yok, bize bir liste veriyorlar ve biz buna göre çalışıyoruz” deyip gittiler. Bu hareket tarzı kesinlikle Beko’ya yakıştırmıyorum.
Maalesef Salı günü de geçti Çarşamba günü bizi kimse aramadı. Ben Çarşamba günü tam gün arazide olduğum için teli eşime yönlendirdim. Akşam sorduğumda hayret ettim çünkü kimse dönüp aramamış, mesai bittiği için haliyle ben de kimseye ulaşamadım.
Perşembe sabahı Beko teknik servisi aradığımda yine Fatoş Hanım hattı aldı. Kendisine süreci anlattım ve şikâyetimin ne durumda olduğunu sorduğumda bana o güne kadar Beko’ya karşı olan tüm iyi niyetli duygularımı yerle bir eden bir cevap verdi. Fatoş hanım bana “ ocağın darbeye karşı oluşan kırıktan veya çatlaktan dolayı patladığından garanti kapsamında olmadığını ve 450 tl.lik bir ödeme yapmam gerektiğini” söyledi. Ne ben, ne eşim, ne de çocuklarım (çocuklarım kesinlikle mutfak eşyalarına dokunmaz değil ocağa vuracaklar) asla böyle bir şey yapmadığından bu ithamı reddettiğimi ve kesinlikle kabul etmediğimi kendisine söyledim. Tüm bu anlattıklarım konuşma kayıtlarından bulunup teyit edilebilir.Zira tüm konuşmaların kayıt altına alındığını bilmekteyim. Aldığım bu cevaplar ve maruz kaldığım bu muameleler karşısında sizlerin nezdinde aşağıdaki soruları soruyorum. Bu soruları Beko’nun T.C. yetkililerine ( mushizårçelik.com.tr) yazdığım dilekçede de yer verdim.
1. Evimde sadece 2-3 dakika kadar duran teknik servis elemanları bu kanıya nasıl varırlar?
2. Bana fotoğrafları İstanbul’a gönderdiklerini ve bu kararı İstanbul’da bulunan teknik servis elemanlarının aldığını söylediler. Peki burada gözleriyle gören arkadaşlar bu kararı veremezken taa İstanbul’da yerinde oturan o yetkili, bir fotoğraftan ki elinizi vicdanınıza koyun fotoları size de atacağım lütfen dikkatlice bakın bizim vurarak veya çizerek patlattığımız kanısına nasıl varıldı?
3. Teknik servis elemanına da gösterdim aynı tarihte alınan ve bir bütün olarak kullanılan davlumbaz ve fırında en ufak bir çizik bile yokken ocakta nasıl olur ?ki eşim bu konuda bir çok eş gibi son derece titizdir.
4. Patlama büyük bir basınçla oldu. Peki, bu ocak kırıldıysa bu kadar şiddetli patlama nasıl oldu?
5. Üründen o kadar emin bir şekilde (ki bunu yadırgamıyorum, ancak, acaba sorusu da mı sorulmaz? Ve yarın, o bir gün istenmeyen başka bir olaylar da olabilir şunu ciddiye alıp ARGE’ye belirtelim bir daha incelensin denmemesini bir dünya markası olan Beko’ya yakıştırmadım.) başka türlü olmaz diyen teknik servis elemanı zaten bu ürünün montajını da yapan kişi ki bu eleman ocağa montaj esnasında zarar vermemiş olduğunun garantisini kim verebilir?
6. Böyle bir olayın peşine bir müşteri olarak benim mi düşmem lazımdı? Neden sorunu ilettiğimiz arkadaşlar bizlere geri dönüş yapmadılar?
Bu soruları artırabiliriz ama en azından bunların cevaplarını Beko yetkililerinden talep ediyorum. Ben Fatoş hanıma ithamı kabul etmediğimi ve beni yetkili biriyle görüştürmesini istedim. Bana müdürleri “Şaziye hanımın ancak öğleden sonra geldiğini, görüşebileceğim tek yetkilinin o olduğundan ancak öğleden sonra görüşebileceğimi” söyledi. Bende “nasıl olur müdür mesaiye öğleden sonra mı geliyor” dedim. Ve sonra peki dedim “lütfen gelir gelmez konuyu söyleyin ve beni bilgilendirin” dedim. Ancak, 16.00 a kadar beni kimse aramadı yine ben aradım. Şaziye hanımı istedim ve durumu maalesef ona da anlatmak zorunda kaldım çünkü durumu bilmiyordu. Maalesef Şaziye hanım da bana aynı şeyleri söyleyince “konuyu artık gurur meselesi haline getirdiğimi, eşimin ve çocuklarımın başlarına bişeyler de gelmiş olabileceğini,bu nasıl bir vurdum duymazlık, bir müşteri bu kadar mı önemsizleştirilir, siz nasıl bir şirketsiniz” dedim ve devamında Cuma günü oraya geleceğimi bana bu ithamları yazılı olarak vermelerini, daha sonra konuyu Türkiye temsilcisine ve müteakiben beni dikkate alacak (konuyu dikkate almaya değer görecek) tüm yazılı medyaya ve tüketici derneğine taşıyacağımı söyledim.
14.07.2017 tarihi, cuma günü 14.30’da Beko’nun KKTC’deki merkez teknik servis bölümüne gittim ve orada da Ersin Bey diye birisiyle görüştüm. Bir kez daha şok oldum. Bana “beyefendi bir değerlendirme yaptık ve sizden 150 tl.düşerek ödeme yapmanız gerekecek tutarı300‘e düşürdük” dedi.
Hayatım boyunca ağzıma haram/haksız bir lokma girmedi. İnşallah bundan sonra da girmeyecek “bu ne dedim. Hayırdır ne oldu da 150 tl. düştünüz, madem ben kırdım, ben sizden sadaka talep etmedim ki dedim. Sonra ersin beye bakın ben buraya ne tartışmaya ne de sorunu çözmeye geldim. Sadece bana telefonda söylediklerinizi yazılı olarak vermeniz için geldim. Çünkü sizi tüketici derneğine şikâyetedecem müteakiben Türkiye’ye bilgi verecem ve beni dikkate alacak yazılı tüm medya kuruluşlarına fotoğraflarla birlikte şikâyetedecem, benim için konu artık gurur meselesi haline gelmiştir” dedim. Bana önce yazılı bir şey veremeyeceğini söyledi. Ben de nasıl bir kurumsunuz, ne demek veremiyorsunuz, üstelik 450 tl. neden 300 tl.ye düştüğünüzü de yazmanızı talep ediyorum deyince size ekte attığım dokümanı bana verdiler.
Bunun üzerinden 14.07.2017 tarihi akşam 17.00 civarlarında T.C.’den4440888 numarayı arayıp Sibel hanımla görüştüm. Sizin nezdinizde Sibel hanıma tüm iyi niyet ve vizyonsahibi duruşu nedeniyle teşekkür ederim. Kendisi sonuç makamı/karar mercii olmamasına rağmen beni çok iyi dinledi her şeyi not etti. Bu davranışı ile bende güven ve saygı uyandırdı. Aynı esnada eşimde aramış ve yanlış hatırlamıyorsam murat bey isimli bir beyefendiyle görüştü. Murat Beye de nezaketi nedeniyle teşekkür ederim. Kendilerine süreci anlattık, şikâyetimizi bildirdik, irtibat numaralarımızı verdik ve bu mesajı atmam gerekecek mail adresini aldık.
Müteakiben, 19.07.2017 tarihinde ocağın patlama anından itibaren yaşanan tüm hususları ayrıntılı olarak hazırlamış olduğum dilekçemi mushizårçelik.com.tr adresine gönderdim. Muhtemelen bana ulaşılamadığından dilekçemden iki gün sonra eşimi Beko’nun Türkiye’de bulunan temsilcisi, eşimi arayarak dilekçeye yönelik gerekli işlemleri derhal başlatacaklarını konunun uzman ve yetkilileriyle görüşerek en geç 1-2 gün içeresinde biz dönüleceğini söyledi.
Ancak geldiğimiz bu günde 03 Ağustos 2017 itibariyle hala daha beni veya eşimi kimse aramadı. Ürünü satarken vermiş oldukları taahhütler karşısında ocağı olmayan bir evde iki çocukla yaklaşık bir aydır yaşadıklarımın hesabını Beko nasıl verecek.
Sizler nezdinde Beko’nun tüketici haklarıma yönelik sorumluluklarını yerine getirmediğini ihbar ve şikayet eder dilekçeme göstereceğiniz ilgi, alaka ve ortaya koyacağınız zahmetiniz için teşekkür ederim.
Saygılarımla

Hüseyin ULAK
03/08/2017

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi *

Yorum Gönder